“Günümüze kuşaktan kuşağa anlatılanlara göre, İshak Paşa´nın babası kör Abdi hastalanmış, yediği yemeklerin hemen hepsi dokunduğundan ne yerse midesi kabul etmiyormuş. Konusunda uzmanlaşmış aşçılar, etle yaptıkları birbirinden lezzetli yemeklerin Kör Abdi Paşa´ya dokunması üzerine yeni arayışlar içine girmişler. Aşçılar, kuşaktan kuşağa anlatılan ve yalnızca hastalara yedirilen bir diyet yemeğini daha özenli bir şekilde yeniden yapmaya karar vermişler. Düve, toklu veya genç sığırın taze ve yağsız olan bacak kısmından alınan etin geleneksel yöntemle, tahta tokmakla dövülerek sinirlerin özenli bir şekilde ayıklanmasıyla pişirdikleri köftelerin Abdi paşaya dokunmaması üzerine bu yemek oldukça sık pişirilmeye başlanmıştır. Kör Abdi paşa bu yemeği o kadar çok beğenmiş ve o kadar çok isteyerek yemiştir ki, yüzlerce yıldan beri yalnızca hastalara yapılan bu diyet yemeği günümüze kadar Abdigör köftesi adıyla anılmaya başlanmıştır.”

Abdigör Köftesi´nin tarifi

Abdigör köftesinin düve, toklu veya genç sığırın taze, yağsız ve sinirsiz bacak kısmından yapıldığını ifade eden Belli, yağsız etin, et taşının üzerinde tahta tokmakla dövüldüğünü söyledi. Belli, şunları kaydetti:

“Macun gibi dövülmüş et bıçakla sürekli karıştırılarak sinirleri ayıklanır. Et bu şekilde yaklaşık 2 saat tokmaklanarak hamur gibi yapılır. Tokmakla dövülen et kıvama geldiğinde içine soğan ve tuz eklenerek yoğrulur. Her bir köfte 200-250 gram ağırlığında, küçük bir elma büyüklüğünde top haline getirilir. Köfteler içinde kaynar su bulunan güveç veya tencere içine konulduktan sonra tandır veya ocakta pişirilir. Köfteler kaynar suyun üzerine çıkmışsa pişmiş demektir. Köfteler güveç veya tencere içinden çıkarıldıktan sonra bu et suyunun içine dağ ve yaylalardan toplanan ince kıyılmış yabani nane, kekik ve pirinç katılarak pilav yapılmaktadır. Oldukça lezzetli olan pilavın üzerine de köfteler konularak servise sunulmaktadır.”

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here